Sanat tarihi, medeniyetlerin dünyaya nasıl baktıklarını, neyi önemli gördüklerini ve hakikati nasıl anladıklarını gösteren bir aynadır. Bu aynaya bakıldığında, Batı sanatının Rönesans ile birlikte geliştirdiği çizgisel perspektif ile Doğu minyatür sanatının kendine özgü görsel dili arasındaki fark, genellikle teknik bir “eksiklik” veya “gelişmemişlik” olarak yorumlanır. Oysa bu durum, bir acziyetin değil, kökleri derin felsefi ve …






