Batı’nın ve onun yerli mukallitlerinin, tarihimizin en büyük dehalarından birini anlatırken kullandığı o yavan, o ruhsuz tabirleri bir kenara atın! Onlar, Koca Sinan’a sadece bir “mimar” derler. Bu, bir dağa “taş yığını”, bir fırtınaya “rüzgâr” demek kadar aciz ve zavallı bir tariftir. Sinan, bir mimar değil; o, ordularla Tuna’yı geçen bir yeniçeri, köprülerle orduları yürüten …






