ANASAYFA/ ŞUUR

Yazar: ŞUUR

ŞUUR

ŞUUR

suurkultur@gmail.com

Itri Efendi ve Tekbir’in Bestesi: Musikinin Kutsalla Buluştuğu An

Sizin o sanat dediğiniz gevezelik, o galeri duvarlarına astığınız anlamsız lekeler, o gösterişli galerilerde sergilediğiniz çer çöp yığınları, o "kavramsal" diye yutturduğunuz o boş laflar, o milyon dolarlık zırvalar... Hepsi, topu birden, bizim tek bir Tekbir'imizin karşısında ne ifade eder, ha? Söyleyin bana! Sizin o bireysel, o egoist, o kimliksiz ve ruhsuz sanatınız, milyonlarca gönlü …

Mimar Sinan: Gücü Duaya, Taşı Sanata Dönüştüren Dâhi

Batı’nın ve onun yerli mukallitlerinin, tarihimizin en büyük dehalarından birini anlatırken kullandığı o yavan, o ruhsuz tabirleri bir kenara atın! Onlar, Koca Sinan’a sadece bir “mimar” derler. Bu, bir dağa “taş yığını”, bir fırtınaya “rüzgâr” demek kadar aciz ve zavallı bir tariftir. Sinan, bir mimar değil; o, ordularla Tuna’yı geçen bir yeniçeri, köprülerle orduları yürüten …

Kemal Tahir’in ‘Devlet Ana’sı: Bir Cihan İmparatorluğunu Kuran ‘Türk Ruhu’nun Kökleri

Tarihin büyük sırları, bazen onu yazanların niyetlerinden bağımsız olarak, eserlerinin satır aralarında kendini ele verir. Marksist bir dünya görüşüne sahip olan Kemal Tahir’in, Osmanlı’nın kuruluşunu anlattığı Devlet Ana romanı, ilk bakışta bir çelişki gibi durur. Yazar, Batı dışı bir toplumun kendine özgü üretim dinamikleriyle bir cihan devletini nasıl var ettiğini materyalist bir temelde izah etmeye …

Minyatür Sanatında Perspektifin Yokluğu: Doğu ve Batı Sanatında İki Ayrı Hakikat Anlayışı

Sanat tarihi, medeniyetlerin dünyaya nasıl baktıklarını, neyi önemli gördüklerini ve hakikati nasıl anladıklarını gösteren bir aynadır. Bu aynaya bakıldığında, Batı sanatının Rönesans ile birlikte geliştirdiği çizgisel perspektif ile Doğu minyatür sanatının kendine özgü görsel dili arasındaki fark, genellikle teknik bir “eksiklik” veya “gelişmemişlik” olarak yorumlanır. Oysa bu durum, bir acziyetin değil, kökleri derin felsefi ve …